Günlerdir televizyonda tanıtımı dönen “Böyle çok daha güzelsin” isimli programı düşünüyorum. Şu kadını evinden normal şekilde alıp, değiştirip, bakım yaptıkları programlardan biri. Merak ettim ister istemez. Acaba nasıl bir değişim oluyor diye. Ben küçükken de vardı bu programlardan. Çocuk aklımızda merak eder dururduk, acaba nasıl değişecek diye. Küçücük dünyamızda far felan sürülmesi, yaldızlı kıyafet giyilmesi büyük değişiklikti tabi. (Merhaba ben 1983 yapımıyım bu arada)

Neyse… Eskiden olduğu gibi sadece makyaj, saç, kıyafet değil, artık estetik olayına da girmişler. Eskisi gibi kadın programa gizlice katılıp kocasına sürpriz yapmıyor. Bizzat koca elinden tutup “değiştirin bu kadını” diyor. Nereden mi biliyorum? Program adeta kocanın istekleri üzerine kurulu. Vakit ayırdım, oturdum, izledim netten.  Başlamadan önce kesin aşağılayıcı, küçük düşürücü bir programdır diye geçmişti içimden. Ama bu kadarını beklemiyordum.

“Ben karımı hiç beğenmiyorum” diyen koca vardı canlı yayında. Karısının yüzüne bakarak söyledi bunu. Elbette karısının da bir gururu, ailesi, sosyal çevresi vardı. Olsundu. Adam düşünememişti.

“Karım Jennifer Aniston’a benzesin” diyordu bir adam. Pardon “adam” dedim. “Kadın dediğin bakımlı olacak” buyurdu götünden düşen gri eşofmanla, pis çorabıyla hırbo. Demek karını beğenmiyorsun. O halde canlı yayında aşağılayabilirsin. Zaten karın da canlı yayında aşağılanmayı kabul etmiş. İmzalamış sözleşmeyi. Koş koş. Ne karılar alır seni. Adamsın.

Avam sunucuyu da başka bir şey aşağılıyor zaten. Evet, bir şey. O neydi gız?

Twitter’a baktım tabi hemen, programın hastag’ı eleştiriden yıkılıyor. Kadınlar ağırlıkta olduğu gibi erkekler de bayağı eleştiri yazmış. “Aile yapısını zedeliyor” diyenden “Kadını aşağılayıcı, tiksinç bir program” diyene kadar bir sürü eleştiri gördüm.

Sonra tam tersini araştırdım. Kim rağbet gösteriyor bu programlara diye. Gerçekten var mı böyle bir arz-talep mevzusu? Yani gerçeğini ispat edemem tabi ama, bir sitede program tanıtımının altına yazılan yorumları gördüm.

bcdg

Durumu, ailesi, kendine güveni olmayan, ekonomik ve ruhsal açıdan başta insan ve kadın olduğunu maalesef ispat edememiş, edecek imkanı bulamamış kadınlarımız, ne pahasına olursa olsun rağbet gösteriyor. Sadece Türkiye’de de değil bu durum.

Geçmişten günümüze yurtdışında da kadını aşağılayıcı sözlerin, reklamların, uygulamaların olduğunu biliyoruz. Mesela; bir reklam afişinde “postametre” diye bilinen aygıtların reklamında bugün olsa suç sayılacak, “Bir kadını öldürmek her zaman yasa dışı mıdır?” ifadesi kullanılmış. Kadına şiddeti meşrulaştıran cinsten bir reklam olmadığını kim iddia edebilir?

kadın reklam

Dacron çoraplarının reklamında, “Evde bir kız olması her zaman iyidir” sloganı kullanılmış.

dacron

Bu afişte kadın yüzüğü görmeden bacaklarını kapatmış, kendinden emin duruyor, yüzüğü görünce de bacaklar hemen açılıyor, verici duruma geçiyor. Bu da evlenme teklifi yapacaklara yol göstersin, ne diyelim.

sosyopia_kadin_dedigin

Reklamda ürün penise benzetilmiş, kadın da ağzını açmış onu bekliyor, “blow job”a gönderme yapılarak “It will blow your mind away” deniliyor, açık açık oral seks kastediliyor.

O4YFbloBiz kadınlar, yıllar boyunca her yerde bu muameleyi gördüğümüz için küçük düşürülmeye, aşağılanmaya artık alışmışız. Kabullenmişiz. Bir şekilde artık bundan utanç duymayan kadınlar olmuşuz. Ya da hiç sesimiz çıkmaz olmuş. Çaresizlik yazgısı olmuş bir çok kadının.

Can Yücel’in “Kadın dediğin” şiirinde “Kadın dediğin güzel olacak, güzel sevişecek, öyle koyun gibi yatmayacak” falan der. He canım he.  He!

Can Yücel gibi davrandınız da sevişmedik, bakımlı olmadık he….

Yorumlar

yorumlar

YORUM YOK

CEVAPLA