3.14159265358979323846264338327950…

0
229

“Pi. Bir sayı. Ama ne sayı! Matematik dünyasının en gözde numarası.

Pi sayısı, dairenin çevresinin çapına olan oranıdır. Bir başka deyişle bu dünyada çapın 1’se çevren “pi”dir. Pi’ye baktığında aynı anda hem dairenin sadeliğini görürsün hem de sonsuz sayılar dizisinin çıldırtıcı karmaşıklığını…

Peki ne işe yarar? Güzel bir soru. Pi, irrasyonel bir sayı. Ondalık basamaklarında bir düzen yok, gibi gözüküyor, ya da henüz biz içindeki düzeni anlayamıyoruz. Virgülden sonra sonsuz sayıda rakam var ve bunlar içinde benzer bir dizilimi göremiyoruz. Sonsuza kadar giden ve kendini hiç tekrar etmeyen bir sayı. “Böyle bir sayıyı uydurmaya kalk” deseler uyduramazsınız. Evren kadar sonsuz ve benzersiz.

Size daha önce “Contact – Mesaj” filminden bahsetmiştim. Bu film Carl Sagan’ın aynı isimli romanından uyarlanmıştır. Bu romanın bir yerinde şu ifadeler geçer: “Bir dairenin çevresinin çapına olan oranı, pi sayısı. Bunu çok iyi bilirsin kuşkusuz, ve pi’nin sonunun olmadığını da bilirsin. Evrende, ne kadar akıllı olursa olsun, pi sayısını son rakamına kadar hesaplayacak bir varlık yoktur. Sonsuz bir sayı dizisi yani.”

İşte bu sonsuzluğun içinde kendine göre bir düzen arayanlar var.

Hatta bu arayışı, bu tutkuyu daha da ileriye götürerek pi sayısını ezberlemeye çalışıyorlar. Dünyada “pi’nin 1000 basamağını ezberleyenler kulübü” ya da “100 basamağını ezberleyenler kulübü” gibi topluluklar kurulmuş durumda. Bu konudaki resmi rekor 70030 basamağı ezberleyen birine ait. Türkiye’den Lamia Sarıpınarlı 1050 basamağını ezberleyerek listenin 107. sırasına yerleşmiş.

Resmen bu listeye alınmamış olsa da dünyada öyle biri var ki, bu sayının 100.000 basamaktan fazlasını ezberinden sayabiliyor. Şimdi sizi: Bay Pi’yle tanıştırayım ya da gerçek ismiyle Akira Haraguchi. 2006’da Π’nin virgülden sonraki yüz bin rakamını 16,5 saatte ezbere söylemiş. Bay Haraguchi, sabah saat 9:00’da başlamış sayıyı söylemeye… Aradan 3 saat geçtikten sonra 16,000. basamağa doğru bir rakamı unutmuş. Dolayısıyla yeniden başlamak zorunda kalmış. O an yaşadığı stresi düşünebiliyor musunuz? Neyse o gün sayıyı söylemeye devam etmiş. O gece sabaha karşı 1:28’de de ezberlediği tüm rakamları söylemeyi bitirmiş. Kendisine ne hissettiği sormuşlar. Ne demiş biliyor musunuz? “Hiiiiç, sadece içimdekileri boşalttım.” Tabi böylesine bir çabayı bu kadar basit ifade etse de ben gerçekten işin derinine inmek istedim ve onu biraz araştırdım. Pi sayısının kendisine aradığı soruların cevaplarını verdiğine inanıyor ve şöyle diyor: “Evrendeki her şey, biz de dahil atomlardan oluşuyoruz. Yani bir çekirdek etrafında dönen elektronlardan. Atomlarda gördüğümüz bu dönme hareketi, dünyada, galaksimizde, evrenin diğer her yerinde var. O halde dönmek mutlak bir gerçekliktir ve ben Pi sayısını düşündüğümde hayatımı bu hakikate uygun olarak yaşayabileceğime inanıyorum.” Böyle diyor. Sayıyı ezberleme çabasını da hayatın anlamını daha açık bir şekilde çözebilmek için yaptığı bir meditasyon olarak değerlendiriyor.”

Üstteki video’nun ve yazının sahibi sevgili Barış Özcan, bir süredir sanat, tasarım ve teknoloji konularında kendi persfektifinden anlatımlar yapmakta. Bu izlediğiniz video gibi, daha nice güzel video-belgesel çalışmasına ulaşmak ve yeni gelecek olanları da kaçırmak istemiyorsanız kendisini aşağıdaki linklerden takip edebilirsiniz. Pişman olmazsınız 😉

Youtube > https://www.youtube.com/channel/UCv6jcPwFujuTIwFQ11jt1Yw
Twitter > http://twitter.com/BarisOzcan
Facebook > http://facebook.com/BarisOzcan
Instagram > http://instagram.com/BarisOzcan
Google+ > http://google.com/+BarisOzcan
Kendi sitesi > http://www.barisozcan.com

Yorumlar

yorumlar

YORUM YOK

CEVAPLA